4 Nisan 2007 Çarşamba

SeN BiRTaNeM

Bir yasaktan ibaretsin kaç zamandır çiğneyemediğim ve adına suç demişim seni düşünmenin, işlemişim şehrin en derinlerine bir çığlık gibi...
Bir yasak özlemine,
bir yasak hayaline,
bir yasak da düşlerime düşen gözlerine...

İşte böyle sarmaş dolaş yasaklarla ulaşabilmek isterken sensizliğe mızmız bir oyunbozan olan yanım kabarır arasıra, engelleyemediğim kuralsızlığımdan sızar, köreltemediğim merhametimle çakışır, duygusal zaaflarımdan yararlanırsın.
Sen de bilirsin özlemlerin yasakları delik deşik ettiğini, bilirsin o oyunbozan yanımın en ayyuka çıktığı zamanları ve uygulayabildiğim en katı yasağın yasaklara koyduğum yasaklar olduğunu.

Akşamları tok karnına aldığım iki tablet "sen" yerine yeni bir aşkı antibiyotik niyetine yutmak gelirken içimden yasaklarımı anımsıyorum birden, öyle ya en öncelikli yasağımı sevdalara koymuştum ben.

Bir yasaktan ibaretsin kaç zamandır delemediğim ve adına suç demişim en kuytu köşelerde hayalinle sevişmelerin. Zaten sen bütünüyle yasaksın bana da, benim yasaklarım senin sınırını aşanlara.
Bir yasak sen kokan nefesime,
bir yasak seni anan dudaklarıma,
bir yasak da tüm tonlarında yansıdığın gözlerime.

Yasak seni sevmek,
yasak düşünmek,
yasak ismini anmak ve düşlerime düşmemen için uykuya dalmak.

Bu şehirde tek başına yürümek sensizliğe,
kaldırımlarına yasak, sokaklarına yasak, denizine yasak...
Kararlıyım hiç olmadığı kadar,

ya sen yasaksın bu şehir ile bana,
ya bu şehir ile bu can bana yasak!

Martı olsam da gelsem omzuna konsam

Hiç Tekneye Binmedim Ben!
Ondan mıdır beni hor görmen?
Hiç görmediğim şehre yazıldı tüm bunlar... Ne şairim ben ne de aşık... Sessiz sedasızım bugün, belki denizsizliğimdendir. Hiç kızmadım şehir sana, köpürecek dalgalarımın yokluğundandır. Sabahları martı sesi, akşamları vapur düdüğü nedir diye sorma, bilmem cahilliğime ver... Simitimi balıklarla paylaşmadım ben hiç, cimriliğimden mi?..Simitim oldu da balığım var mıydı?

Hiç görmediğim şehre yazıldı bunlar, yosun kokusu nedir hiç tanımadan. Okuyarak tanıdım seni, senin el yazınla... Görmeden gönül verdim, densizliğime ver. Hayatımda hiç balıkçılara selam vermişliğim yokken, sana selam vermiş bulundum; hoşgör. Uzak şehir, senin tüm sokakların denize çıkarken, benim tüm sokaklarım sana çıkar oldu... Sen farkında mısın bilmem, farkında olsan da söylemezsin ya... Hiç tekneye binmedim ki ben, ondan mıdır beni hor görmen? Yokluğun, yoksulluğum olmaya başlayınca anladım, hayalinle varlıklıyım.

Oysa sen varlığımdan habersiz... Sen bensizlikte kalabalık, ben sensizlikte en tenha. Hiç görmediğim şehre yazıldı bunlar, ne kadar uzakta da olsa hergün daha yakın olduğum... Hiç görmediğim için mi seni böyle 'canımın içi' olman? Söyle ey şehir, hiç görmediğin için mi beni böyle kolay kandırman?

Aynanın sırları dökülür mü balık olsam, martı olsam?... Martı olsam da gelsem omzuna konsam, o zaman bakar mısın gözlerimin içine?

"Ceplerinde kent sokakları taşıyan, ve şehirlerin ruhu olduğuna inanan her insanı etkileyecek bir yazı.. "

alıntıdır..

Aşk Yoksun, yoksulum...

Ve en çok seni özledim ben.
Karşı komşunun sokağa çıkacağı zamanı beklemeni.
Her teyzeyi annen gibi sevmeni.
Sanki ayıpmış gibi kimselere söylememeni.
Ve o bisikleti ilk gördüğünde koşuşunu.
Yağmurlu bir günde annenin elinden yediğin ekmeği.
Islanan sokaklara bakıp duygulanmanı.
Yaz akşamlarında oturduğun kaldırımı.Seni bir kez daha görmek isterdim...
hiç konuşmadan..
kısa pantolonlu siyah beyaz halini..

bir lokma boyunu..
diz çöküp yere sımsıkı... ama çok sıkı
sarılmak sana..
göz yaşlarımı omuzlarına bırakıp gitmek istiyorum şimdi
sana kim olduğumu söylemeden...arkama bakmadan
ağladığımı sana göstermeden
seni çok özledim
ama çok özledim
çocukluğum! !


26 Mart 2007 Pazartesi

Beyaz Gelincik

Ceren’in evlat edinme fikri Ömer’i sinirlendirmiş ve başvuru kağıtlarını yırtmasına neden olmuştur… Ceren, sevdiği adamın hayata bakış açısını artık daha net görür. Onun fikrini değiştirmek için her şeyi yapar. Ancak Ömer’in bu konudaki tutumu çok nettir. Zaman zaman şiddet dozunun yükseldiği tartışmaların sonunda iki taraf da çok kırılır!

Öte yandan; Feyyaz’ın, Hacı Sefer’le ve olay gecesiyle ilgili hatıraları canlanır. Bunu bir an önce Ceren’e söylemek ister! Aziz’in artık kendisine ulaşmasını istemeyen Meryemce çareyi hastaneye kapanmakta bulmuştur… Aliş’in ve Ceren’in onu eve geri getirme çabaları sonuçsuz kalır… Aziz ise Meryemce’nin hastanede olduğunu öğrenir ve içeri sızmanın bir yolunu arar… İçeri girmek zor olsa da Aziz’in iyi bir planı vardır! Sulhi’nin, Karakucak arazilerinin sırrını bildiği ortaya çıkar. Ayrıca Resul de artık bildiklerini anlatmak için yeni yollar dener… Tüm bunlar Halil’i tedirgin eder. Ancak Hasan’ın bir çözüm planı vardır!

Ezo Gelin

Meryem'in kaçırıldığını öğrenen Ballı Ağa küplere biner. Köyü birbirine katar. Bütün her şey ayarlanmışken, düğünün iptal olacağını söylemek Ballı'nın itibarını sarsacak bir durumdur. Ballı bu yüzden Meryem'i kim kaçırmış olursa olsun, bunun cezasını ağır ödeteceğine ant içer. Ballı'nın hışmına uğrayan Bilal, kızı Ali'nin kaçırdığını söyler. Ali'nin Ömer'in kardeşi olduğunu bilmeyen Ballı'ya bu gerçeği Recep açıklar. Recep'in planı tıkır tıkır işlemektedir. Ali'nin Meryem'i kaçırmasına ön ayak olarak, hem Meryem'le evlenmekten kurtulmayı, hem de babasının Ömer'le ortaklığına taş koymayı planlayan Recep amacına ulaşabilecek midir? Ezo'nun kalbinde hala yeri olduğunu duyduktan sonra kafası iyice karışan Ömer, Fatma'yı evde bırakarak Ezo'yu hastaneye ziyarete gider. Emre taburcu olmak üzere olan Ezo'yu eve bırakmayı önerir. Buna kulak misafiri olan Ömer Ezo'yu kıskanır. Hızla odaya dalarak karısını kendisinin bırakacağını söyler.

Binbir Gece

Onur ve Kaan’ı evde baba oğul gibi kaynaşmış bulan Şehrazat çok mutlu olur. Füsun, Ali Kemal’in kızlarını görmemesi için önlem alır. Şehrazat, Mihriban’ın yokluğunda Kaan’ı holdinge getirmek zorunda kalır. Burhan, Ali Kemal’in kendine ait tapularını alıp götürdüğünü fark eder. Nadide, Ali Kemal’in eve dönmesi için çabalar, ancak Ali Kemal’in eve dönmeye niyeti yoktur. Onur’un yerli yersiz kıskançlığı Şehrazat’ı rahatsız eder. Kerem’in gece hayatında yaşadıkları ayağına dolanmaya başlar. Füsun, Cansel’i bulması için Gani’yi zorlar. Kerem’in yakın ilgisi karşısında Bennu ilk kez içini döker. Bu arada Onur, Şehrazat konusunda annesini ikna etmeye çalışır.
Şehrazat’ı öfkelendiren olay ne? Kerem annesiyle niye tartışacak? Füsun, Cansel’in izini bulacak mı? Tüm bu soruların cevabı bu akşamki bölümde. Sakın kaçırmayın!


Acı Hayat

Nermin'in, Ender'le birlikte olduğu o lanetli gece hap aldığını, bilincinin yerinde olmadığını öğrenen Mehmet hala duyduklarının şokundadır. Yüreğindeki derin acı aşkını gölgeleyememekte; her şeyin tek sorumlusu olarak gördüğü Ender�e olan öfkesi artık sınır tanımamaktadır.

Yaralı Yürek

Tam her şey yoluna giriyor derken, Mertoğlu konağına sürpriz bir konuk gelir. Bulut�un İstanbul�daki eski kız arkadaşı Rüya�dır bu kişi� Rüya�nın amacı, bir süredir ilişkileri yolunda gitmeyen Bulut ile aralarını düzeltmek ve ailesinin gönlünü kazanarak ilişkilerine resmi bir boyut kazandırmaktır. O bu emeline ulaşır mı bilinmez ama, Beyaz bu kızın gelişiyle ciddi anlamda sarsılır. Bulut ile ilgili bütün gelecek hayalleri yıkılır. Bu arada Rüya, Beyaz�ın çocukken Bulut�un aşkı oyduğunu öğrenir ve o dakikadan itibaren kıza fena halde kötü davranmaya başlar.

Karhanlı Konağı�nda ise, Beyaz�ın öldüğünü sanan annesi bu yürek acısına daha fazla dayanamaz ve konaktan, kızının katilinin yanından ayrılmak ister. Fakat Tahir Ağa buna izin vermez, yılan diliyle kadını ikna edip bir süre daha gözünün önünde olmasını sağlar. Fakat ertesi gece Beyaz�ın yaşadığı ve Mertoğullarına sığındığı öğrenilince Karhanlı Konağı�nda ortalık karışır. Tahir delirir.

Öte yandan, Cemal�e yaranmak isteyen Tilki, Beyaz�ı kaçırmak ve kocasına teslim etmek ister. Ancak işler hiç de düşündüğü gibi gitmez. Bulut kızı kurtarmaya çalışınca, Tilki�nin elindeki silah patlar ve Beyaz kanlar içinde yere düşer.

Kaybolan Yıllar

Esmer ve Ezel en mutlu anlarını yaşadıkları nikah salonu bilinmeyen kişiler tarafından basılır.Ortalık toz duman olur. Sis dağıldığında Ezel’in kaçırıldığını fark eden Esmer deliye döner.Esmer ve Ali hemen Ezel’i aramaya başlarlar. Ezel’in gerçek kızı olmadığına inanan Bulgar’ın gözü dönmüştür.Ezel’i gözünü kırpmadan öldürmeye hazırdır.Ezel’in hayatı tehlikededir.. Niran,şeytanca bir planla bu olayda Çesen’in parmağının olduğunu söyleyerek Esmer’i Çesen’e karşı doldurur.Esmer ise Ezel’i Bulgar’ın kaçırdığını anlar.Esmer’ le Bulgar bir kez daha karşı karşıyadır..Bu kez Bulgar’ın eli çok güçlüdür.Esmer için Ezeli kurtarmanın tek yolu vardır.Ezel in hayatına karşı kendi hayatı….Esmer artık bıçak sırtındadır...Ali de ölümün eşiğindedir.

Hatirla Sevgili

Aradan dört yıl geçmiş, Ahmet ve Yasemin hiç karşılaşmamışlardır. Ahmet, Kıbrıscık’daki Kaymakamlık görevini sürdürmektedir. Yasemin, mezun olduğu Akademi’de öğretim üyesi olarak kalmıştır. Kızı Rüya dört yaşındadır. Necdet, pastaneler zincirini büyütmektedir. Deniz, Harun, Işık ve Defne üniversite öğrencisi olmuşlardır. Nezahat, bir tekstil fabrikasında ustabaşılık yapmaktadır. Herkes Ünsal ailesini bekleyen büyük sürpriz için hazırlanmaktadır. Bu arada Necdet’in yeni pastanenin açılışı için Ankara’ya gitmesi gerekir. Sonrasında Yasemin ve Rüya da ona katılacaklardır. Yasemin ve kızı Rüya’yı Ankara’ya götürecek trene Arifiye istasyonunda hiç beklenmedik birisi binecektir.

Sıla

Boran, topraklarında hakimiyet kurmaya çalışan şirketin Sıla’ya ait olduğunu öğrenince şok olur. Sıla her şeyden habersiz Boran’a aşk ve özlemle gelir. Boran önce ne yapacağını bilemez ama daha sonra bunun hesabını Sıla’ya sorar. Sıla Boran’ın bu yatırımları öğrendiğini duyunca çok üzülür. Ona bu işin sebeplerini anlatmaya çalışır. Boran ve Sıla ciddi şekilde kavga ederler. Cihan Gizem’in bir işin peşinde olduğunu ve bunu kendisinden sakladığını anlar. Bunu öğrenmek ve lehine kullanmak için yine planlar yapmaya başlar. Mardin’de de durum gittikçe karışmaktadır. Büyük toprak sahipleri Firuz’a hakarete varacak eleştirilerde bulunurlar. Herkes Sıla’nın Gencolara karşı harekete geçtiğini öğrenmiştir. Yalnız Boran’ın da bu işin içinde olduğunu sanmaları ciddi sorunlar doğurur. Sıla Boran’a yapmayı düşündüğü yatırımlardan vazgeçeceğini söyler. Araları düzelmiştir. Ta ki Sıla’ya Mardin’den gelen misafirin anlattıklarına kadar. Sıla duydukları karşısında, Boran’a verdiği sözden döner ve daha hırsla toprak alımı yapmaya karar verir. Emre herkesin yardım çabalarını reddeder. Ona ulaşmak artık kimse için kolay değildir. Sıla Boran’la arasını düzeltmeye çalışırken bir yandan da Emre’yi hayata bağlamak için uğraşır. Cihan Esma’ya buluşmaları konusunda ısrar ederken, Burhan Esma’nın bir iş karıştırdığından şüphelenir ve karısını takip etmeye başlar. Takip sonunda Esma ve Burhan büyük bir şok yaşarlar. Esma içine düştüğü durumdan nasıl kurtulacağını bilemez. Bütün aile Sıla ve Boran’ın ilişkileriyle uğraşırken Celil kumar bataklığına sürüklenmeye devam eder. Boran işleri çözmek için kesin bir karar verir ve Sıla’ya da hayatının tercihini yapmasını söyler. İşler gittikçe içinden çıkılmaz bir hale gelir.

Avrupa Yakası

Burhan, Zeynep'in, Gaffur'un kardeşi olduğunu öğrendiğinden beri, elindeki bu koz sayesinde haddini aşmaya başlamıştır. Makbule'ye gayet yakın, Sacit'e son derece laubali davranır. Sacit çaresiz kalır ve bir süre önce Makbule'yi beğenen İzzet'ten yardım ister. Burhan ısrar kıyamet herkesi evine yemeğe çağırıp durmaktadır. Bu davetlerden bir süre kaçan ofis ekibi, en sonunda mecbur kalır ve Burhan'a misafirliğe gider. Ama ikramlar o kadar muhteşemdir ki, Burhan Altıntop'un rezidansı son derece popüler olmaya başlar. Hatta fazlasıyla. Kubilay, Tanrıverdi'ye bir miktar ikramiye vermeye karar verir. Aynı hafta Tanrıverdi'nin köyden bir tarlası satılmıştır. Bu iki para transferi aynı anda yapılıp, milyarlar binlerle karışınca Tanrıverdi aniden zengin bir insan olur ve hayatı tamamen değişir! Aslı, Cem'in uzun saç, özellikle de atkuyruğuna karşı zaafı olduğunu tespit eder ve takma bir atkuyruğu yaptırır. Cem'in ona karşı olan tavrı tamamen değişmiştir ve Aslı artık bu atkuyruğuna bağımlı yaşayacaktır. Uzun saçın, "Uzatsan tam süper olacak" diyen Gaffur üzerindeki etkisi ise daha dramatik olur!

Firtina

Ali, Zeynep’e öfkeli

Ali, Faruk’un yardım önerisinden oldukça rahatsız olmuştur. Zeynep, hemen arayıp, parayı kabul etmeyeceklerini söylemelidir. Ancak Zeynep önce onun neden bu kadar tepkili davrandığını öğrenmek ister. Ali’nin söyledikleri, Zeynep’i şaşkına çevirir.
Diğer taraftan Ziya da Hasan gibi kuaförlük işini öğrenmeye başlar. Patronunun da övgüleriyle Hasan’la arasındaki usta çırak ilişkisini kısa zamanda unutur. Bu durumu hazmedemeyen Hasan, hin bir planla Ziya’nın kariyerinde unutulmayacak bir yara açar.
Bu arada konağın taksitini ödeme günü gelmiştir. Hoca ve Feraye çaresiz bir şekilde banka müdürüyle görüşmeye gider. Burada, ortalığın karışmasına neden olacak bir sürprizle karşılaşacaklardır.
Tüm bunlar olurken Zeynep, Ali’ye karşı gelemez. Faruk’u arayıp yardımını kabul edemeyeceklerini açıklar. Ancak bu durum Ali’nin öfkesini dindirmeye yetmez. Bunu bilen Zeynep, Ali’nin, Faruk’a yaptığı ani ziyaretiyle birlikte de iyice paniğe kapılır.